Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gezi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Aralık 2008 Çarşamba

Etkileyici hayat, büyüleyici resimler

Pazar günü, 3o Kasım 2008 tarihinde Sabancı Müzesinde “İstanbul’da bir sürrealist: Salvador Dali” başlıklı sergiyi gezdik. Ne yazsam ne anlatsam öğrendiklerimi ve bende bıraktığı etkiyi anlatamam. 

Özellikle, kendisine deli sıfatı yakıştırılan ama bence çok zeki olup deliyi oynamış bir kişinin yaptığı resimleri, çizimleri görünce acayip şaşırıyor insan.

Bu sergi Ocak 2009’a kadar açık kalacak, kesinlikle ve kesinlikle gidilip görülmesi gereken bir sergi. Fakat bu sergiyi gezerken muhakkak rehber eşliğinde gezilmesi lazım. Yoksa resimlere bakar bakar ne garip resimler dersiniz. Dali’nin hayatını öğrenip, resimleri yaparkenki ruh halini, yaşadıklarını, resimlerdeki objelerin ne olduğunu anlatan birisi olması lazım. Resime bakarken farklı şeyler görmek için farklı bakılması gerekiyor.

  Mesela yandaki resime bakınca arenanın ortasında kadın heykelleri görülmektedir. Biraz daha detaylı bakarsak sağdan ikinci heykelin ortasındaki gölgede bir matadorun burnu ve ağzı görülmektedir. Aynı heykelin altındaki yeşil kumaş matadorun kravatını, sağdaki heykelin üzerindeki kırmızı örtü ise matadorun omzundaki şalıdır. Resmin soltarafındaki beyaz üzerindeki noktalar ise matadorun sağ omzu ve giydiği kıyafetidir.

Eğer daha dikkatli bakarsanız yeşl kravatının sol tarafında bir boğa göreceksiniz ve su içmektedir. Sağ alt köşede kendisi (çocukluğu) sol üst köşede ise Gala bulunmaktadır.

Tabiki bu resmi rehber bize anlatmasaydı böyle birçıkarımı nasıl yapabilirdik, sanmıyorum anlayabilecektik. Bazı resimler varki yarım saat baksak farklı farklı şeyler göreceğiz. Her seferinde ağzımız açık hayretle seyredeceğiz.

Daha pekçok resim var ve anlatılanlara bakınca gerçekten Salvador Dali farklı bir hayat yaşamış ve büyüleyici resimler yapmış.

15 Kasım 2007 Perşembe

10 Kasım 2007

Anıtkabir, bu ülkede özgürüm, geçmişimle gurur duyuyorum, şanlı bir maziye sahibim diyen herkesin gidip görmesi gereken bir yer.

Daha önce gitme fırsatım olmamıştı. Ekim ayında gidelim diye karar alınınca hemen geliyorum dedim ve 10 Kasım sabahı 5.30'da Conrad önünden otobüse bindik ve yola çıktık. Kadıköy evlendirme dairesinin önünden ekibin geri kalanını alıp hareket ettik ve öğlen saat 12:00 gibi Anıtkabire vardık.

Atlamadan söyleyeyim saat 9'u 5 geçe Bolu dağı tünelinden geçtik ve hemen saygı duruşunda bulunmak için otobüsü kenara çektik, tam tünelin çıkışında bir şirket vardı ve onlarda 9:05'de tören için dışarı çıkmışlardı hep beraber saygı duruşunda bulunduk, ardından istiklal marşı söyledik. Çok güzel bir kutlama oldu hem biz hem şirket süperdi olay. 

Ankara'da Anıtkabir inanılmaz kalabalıktı. Atamızı ziyaret etmek için kuyruğa girip beklemek, sırayla içeri girmek zorunda kaldık. İnanılmaz bir görüntü, binlerce insan vardı. Hele Anıtkabir'deki müzenin girişi anababa günü, içeri girmek imkansız.

Biz Atamızı ziyaret ettikten sonra dışarıya çıktığımızda bir manzara vardıki, hem bu ülke vatandaşı olarak gururlanmama sebep oldu hemde bir Fenerbahçeli olarak bir kez daha mutlu oldum. 

Anıtkabir'in avlusunda nereden baksanız 1000 tane Fenerbahçe taraftarı tektip elbisesini giymiş ve Atamızı ziyarete gelmişti. İnsanın görünce göğsü kabarıyor. Katılanların tamamı Üniversiteli Fenerbahçe'lilerdi.

 

Günün geri kalanında ve ertesi gün Ankara'da değişik müzelere gittik, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, tarihe ilgisi olanların kesinlikle görmesi gereken bir yer. Tarih öncesi devirden günümüze kadar, topraklarımızdaki her türlü medeniyete ait bilgiler var.

Tarih öncesi, tarih sonrası kavramını, milattan önce milattan sonra ile karıştırmamak lazım. Tarih yazının bulunmasıyla başlıyor, MÖ 3000 yıllarında yazı bulunuyor.

Etnoğrafya Müzesinin ise, çok fazla övgü düzülecek bir içeriğe sahip olduğunu düşünmüyorum. Atatürk'ün naaşı orada 15 yıl kalmış ama   şuan için pekbir çekiciliği yok.

Mesai saatleri dahilinde gezilmesi gerekiyor.  Hiç müzenin öğlen tatil olduğu görülmüşmüdür. Bu müze öğlen 12:30 - 13:30 arası öğlen tatili nedeniyle kapalı.

 

Güzel ve yoğun geçen iki günün ardından gece İstanbul'a dönüş, epey yorulduk ama deydi. Hele Anıtkabir'i görmek, binlerce insan oradaydı denilen zamanda orada olmak. müthişti.

Herkese tavsiyem, özel günlerde Anıtkabir'i ziyaret etmeleri.

Evde Beyaz Şarap Yapımı

via IFTTT